Tiroid hastalıkları klinik pratikte sıkça karşılaşılan endokrin problemlerdir. Tüm endokrin hastalıklar gibi, tiroid hastalıkları esas olarak ya aşırı hormonal aktivite ya da hormon üretim azlığına bağlı semptomlarla seyreder. Ayrıca nodül oluşumu, tümör gelişimi veya diffüz büyümeye sekonder bası belirtileri ile de prezente olabilir. Tiroid hastalıklarının uygun tedavisi için doğru tanı kesinlikle gereklidir. Doğru tanı dikkatli bir öykü, fizik muayene ve iyi planlanmış bir laboratuar araştırması ile elde edilebilir.

Tiroid bezi, trakeanın(nefes borusunun) hemen önünde sağ ve sol loblar, istmus ve bazen de troglossal duktusun bir kalıntısı olan piramidal lobdan oluşan 15- 20 gr ağırlığında bir bezdir. Tiroid bezi tiroid hormonlarını (T3 ve T4) üretir, depolar ve salgılar. Bu hormonlar dolaşımda proteinlere bağlı halde bulunurlar. Az miktarda
bulunan serbest formları ise biyolojik olarak aktif olan formlarıdır (sT3, sT4). Vücuttaki tiroid hormonlarının düzeyi hipofizden(beyinde) salınan Tiroid Stimülan Hormon (TSH) tarafından kontrol edilir.Tiroid hormonlarının normal miktarlarda üretimi için yeterli iyot alımı gereklidir. İyot, tiroid bezi içerisinde bir takım basamaklardan geçerek T4 ve T3’ün yapısına girer. Günlük önerilen iyot dozu erişkinler için 150 mcg/gün, çocuklar için 90-120 mcg/gün ve gebeler için 200 mcg/gündür.2,3 Tiroid hormonları normal büyüme ve gelişmeyi sağladığı gibi başta kalp olmak üzere dokuların katekolaminlere olan hassasiyetini artırarak enerji ve ısı üretimini de içeren bir seri homeostatik fonksiyonları düzenler. Tiroid hormonlarının fetal(anne karnı içi) gelişim üzerinde de önemli etkileri bulunmaktadır.
GUATR NEDİR?NEDEN OLUR?

Guatr, tiroid bezinin büyümüş olması demektir.Normalde tiroid bezi 15-20 gr ağırlığındadır.

Tiroid bezinin büyümesine ve guatr tablosunun oluşumuna sebep olan başlıca nedenler şu şekilde sıralanabilir:
⦁ İyot eksikliği,
⦁ Tiroid bezinin normalden fazla çalışması,
⦁ Tiroid bezinin normalden az çalışması,
⦁ Tiroid bezinde içinde ve üzerinde oluşan küçük şişlikler (nodüller),
⦁ Tiroid kanseri,
⦁ Tiroid bezi iltihaplanması.

GUATR KİMLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜR?

Kadınlarda, 50 yaş üzeri kişilerde, iyot eksikliğine bağlı olarak Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde, radyasyona maruz kalanlarda, lityum gibi bazı ilaçları kullananlarda, sigara içenlerde, bazı enfeksiyonlarda, bağışıklık sistemi sorunları olanlarda, gebelik ve menopoz dönemlerinde ve ailesinde guatr öyküsü olanlarda guatr daha sık görülür.
GUATR BULGU VE BELİRTİLERİ NELERDİR?

Guatr bazı olgularda hiçbir belirti vermediği gibi hastalar öksürük, yutma güçlüğü, boyunda şişlik, ağrı ve nadiren solunum güçlüğü yakınmaları ile gelebilir. Tiroid bezinin büyümesi sonucunda sözü edilen yakınmalar ortaya çıkabileceği gibi tiroid bezinin salgıladığı hormon düzeylerinin olması gerekenden az veya fazla olmasından kaynaklanan belirtiler de görülebilir. Tiroid hormonlarının normalden fazla salgılanması durumunda baş ağrısı, baş dönmesi, çarpıntı, titreme, sinirlilik, bulantı, kusma ve ishal görülebilir. Tiroid bezinin salgıladığı hormonların normalden az olması sonucunda ise kilo alma, kabızlık, halsizlik, ciltte kuruma, saç dökülmesi gibi söz konusu olabilir.
İÇ GUATR-DIŞ GUATR NEDİR?
Tıbbi anlamda böyle bir sınıflama olmasada halk arasında boyunda belirgin olan guatra dış guatr,belirsiz olana iç guatr denir.
ZEHİRLİ GUATR NEDİR?NEDENLERİ NELERDİR?
Tiroid hormonlarının fazla sentezlenmesi ve salgılanması ile zehirli guatr oluşur.Nedenleri;
1-Basedow Graves
2-Toksik multinodüler guatr
3-Toksik adenom
4- İlaca bağlı
5-TSH salgılayan hipofiz tm
Zehirli Guatr Tedavisi Nasıl Yapılır?
Graves hastalığı ilk olarak ilaçla hormon seviyesini normale getirmektir.İlaç kesilince hastalık nüks ederse kalıcı tedavi için atom ya da cerrahi uygulanır.
Toksik Multinodüler Guatr tedavisi; hormon seviyesi ilaçla normale getirilip total tiroidektomi yapılmasıdır.
Toksik nodüllerde ise nodül çapı 3cm altı olanlarda atom tedavisi, 3cm üstü olanlarda lobektomidir.

TİROİDİT NEDİR?

Tiroid bezinin iltihabı hastalığına verilen isimdir.Otoimmun nedenli,viral veya bakteriyel nedenli veya ilaca bağlı oluşur.Tiroit bezinde ciddi bir harabiyet vardır.

TİROİDİT ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

1-Hashimato tiroiditi(Kronik lenfositik tiroidit)
2-Subakut lenfositik tiroidit
3-Postpartum(doğum sonrası)tiroidit
4-İlaca bağlı tiroidit
5-Akut-süpüratif tiroidit
6-Radysayon tiroiditi
7-Fibröz(Riedel)tiroiditi

HASHİMATO TİROİDİTİ

İlk kez 1912 yılında Hakaru HASHİMATO isimli bir Japon hekim tarafından tanımlandığından bu ismi almıştır.Otoimmun nedenlidir.Tiroidin kendi hücrelerine karşı gelişen antikorlar vardır.Tiroid hücre yıkımı nedeniyle hipotiroidi tablosu gelişir. Hashimoto tiroiditi Graves hastalığı gibi ailevi bir hastalıktır. 30-50 yaşındaki kadınlarda daha sık olarak görülür ve yaş artıkça sıklığı da artar. Kadınlarda erkeklerden 8-10 kat daha sık karşılaşılmaktadır. Bu nedenle kendisinde Hashimoto tiroiditi tespit edilen kişilerin; anneleri, kızları, kız kardeşleri, hâlâ ve teyzeleri bundan haberdar edilmeli, kuşku durumunda bu hastalıkların araştırılması için girişimde bulunulmalıdır.

Peki bu hastalık ne tür bulgular verir?
Hastaların büyük bir bölümünde bir şikayet yoktur. Tarama amaçlı yapılan hormon tetkiklerinde hipotiroidi belirlenmesi ile kuşku duyulup araştırılır ve tanı koyulur. Hastalarda hipotiroidi gelişimi olduysa belirtiler görülebilir.
Halsizlik, yorgunluk, eklem ağrısı, kilo alma, cilt kuruluğu, saç dökülmesi, saçlarda matlaşma, üşüme, kabızlık, adetlerde düzensizlik, kısırlık, depresyon, algı bozukluğu, seste değişiklik (ses kabalaşması) hipoiroidi belirtileri arasındadır. Muayenede kuru cilt, nabızda azalma (bradikardi), ses kabalaşması, reflekslerde yavaşlama, bazı hastalarda tiroid bezinde büyüme (guatr gelişimi) ve ödem belirgin bulgular arasındadır

Hashimato tanı nasıl konulur?
Bazı hastalarda hiçbir bulgu ve belirti yoktur. Bu hastaların tanısı sadece kandaki antikorlarla (anti-TPO ve anti-Tiroglobulin antikorları çok yüksektir) konur.TSH yüksektir. Hashimoto tiroiditinde önce guatr vardır, ancak yıllar içinde bez küçülür ve hormon salgılayamaz.
Hashimato tiroiditinde tedavi nedir?
Hastalığın durumuna göre hasta izlenir veya hipotiroidi gelişmişse levotiroksin yerine koyma tedavisi uygulanır. Nodül olmadığı takdirde çok büyük guatrlar dışında (trakeaya “ana solunum borusu” baskı uyguluyorsa) operasyon uygulanmaz. Levotiroksin tedavisi, hastalığın durumuna göre ve ömür boyu uygulanabilir. Hasta, sadece belirli aralıklarla (genellilke 3 ayda bir) izlenir. Levotiroksin, hipotiroidi olan hastalarda eksik tiroit hormonlarını tamamlar, guatrı olan hastalarda ise tiroidi küçülterek hastanın rahatlamasını ve metabolizmanın normale dönmesini sağlar. Hastaların %10-20’sinde 1 yıl içinde ilaç ihtiyacı sona erebilmektedir. Bu ilacını kullanırken hamile kalınması durumunda uzmana danışılmalı ve ihtiyaca göre doz değişimi gerektiği unutulmamalıdır, en büyük yanlış bebeğin gelişiminin olumsuz etkileneceği düşüncesidir, kesinlikle ilaç kesilmemelidir. Hamilelikte ilaç kesilmesi bebeğiniz için ciddi risk oluşturabilecektir

Haşimato hastalarına Selenyum takviyesi önerilmektedir.

Subakut tiroidit (Granülamatöz tiroidit, De Quervain tiroidit)
Ender görülür, tiroid bezi genellikle ağrılıdır ve büyür. Viral infeksiyon suçlanmıştır ancak hangi virüs cinsi olduğu bilinmemektedir. Hastaların yarısında hipertiroidi (tirotoksikoz, zehirli guatr) gelişir. Yutkunma güçlüğü, nefes almada zorluk, eklem ağrısı, çarpıntı, terleme, halsizlik ve ateş görülebilir.
Antikorlar yüksektir ancak Haşimato’dan farklı olarak sedimantasyon ve CRP yüksek bulunur. Hastanın muayenesi, laboratuar, ultrasonografi ve sintigrafi ile tanı koyulur.
Hastalığın ilk döneminde hücre harabiyetine bağlı hormonlar kana salındığı için anti tiroid ilaçların tedavide yeri yoktur. Antienflamatuar ilaçlar, bazen kortizon ve kalp hızını azaltıcı ilaçlar kullanılır. Hastalığın tekrarlaması kalıcı hipotiroidi gelişim riskini arttırır.
Postpartum = Doğum sonrası gelişen tiroidit
Gebelik öncesi tiroid hastalığı olmayan hastalarda, gebelikten sonraki bir yıl içerisinde görülen bir tiroidit’dir. Tiroid bezi ağrısız, sert ve küçüktür. Hastalık başlangıçta hipertiroidi ilerleyen dönemlerde hipotiroidi ile seyreder. Hastaların bir bölümünde hormonlar normale döner yani ötiroidik olur. Uzun yıllar takip edildiğinde hastaların %50’sinde kalıcı hipotiroidi görülür. Antikorlar yüksek bulunur. Hipertiroidi, hücre yıkımına bağlı olduğu için anti tiroid ilaçların etkisi yoktur.

Akut Supüratif Tiroidit

Akut tiroiditlerin en sık nedeni bakteriyel infeksiyonlardır ve vakaların yaklaşık %68’inden sorumludurlar. Klinik olarak tiroid glandta ani başlangıçlı bir ağrı ile başlar. Fizik muayenede glandın üzerinde lokal hassasiyet,hiperemi ve ısı artışı ile unilateral veya bilobüler bezde geni Laboratuar olarak lökositoz önemli bir bulgudur. CRP ve sedimentasyon yüksekliğide gözükebilir. Genelde tiroid hormonları stabildir. Nadiren hipertiroidi ve tirotoksikoz
bulguları saptanabilir. Tiroid antikorları yoktur.5Sintigrafide tiroid gland normoaktiftir, ancak abse oluşmuşsa bu odaklarda hipoaktivite görülebilir..Ayrıca abse formasyonu olmuşsa o bölgede palpasyonla flüktüasyon alınabilir. Nadiren bölgesel lenfadenopati görülebilir.Tedavide etkene yönelik antibioterapi yapılır.

Riedel Tiroiditi

Tiroid glandın aşırı ve invaziv fibrozisi ile karakterize inflamatuar bir hadisedir. Etyolojisisi tam olarak bilinmeyen ve tiroid patolojileri içinde nadir görülen bir hastalıktır. Riedel tiroiditinde tedavide genellikle bası semptomlarını düzeltmek için cerrahi yöntemlere başvurulur. Hastalığın erken döneminde medikal tedavide steroidler ve cevap alınamayan olgularda tamoksifen,metoteraksat ve çok yeni olarak raloksifen önerilmiştir 2. Hipotiroidi varlığında tiroid hormon tedavisi gündeme gelir.

TİROİD NODÜLLERİNE YAKLAŞIMTiroid nodülü, tiroid bezindeki bölgesel şişliğe denir. Nodüller tek başına olabilecekleri gibi ‘multinodüler guatr’da olduğu gibi birden çok ta olabilir. Multinodüler guatr özellikle yaşlı kişilerde sıktır ve sıklıkla yakınmasız seyrederler. Tek nodüllü guatr ise toplumun %5’inde görülmektedir. Tek nodüllü hastaların çoğu tiroid bezinde bir problem olduğundan habersizdir.

Tiroid nodülü saptandığında belirli kriterlere göre takip ve tedavi eldir.Bu kriterler hergün güncellenmektedir.Bu nedenlerdirki böyle bir sıkıntı olduğunda yapılması gereken güncel bilgileri olan bir hekime muayene olmaktır.
⦁ TSH reseptör gen mutasyonları

Kötü huylu nodül (kanser) düşündüren bulgular
⦁ İleri yaş ve özellikle erkek cinsiyet
⦁ Çocukluk ve gençlik çağı
⦁ Nodül çapının hızla büyümesi (ağrı ile birlikte olursa nodül içine kanama düşünülür)
⦁ Yakın zamanda ortaya çıkan nodül
⦁ Ailede tiroid kanser öyküsü
⦁ Baş ve boyuna yönelik radyoterapi öyküsü
⦁ Sert, yerinden oynamayan nodül
⦁ Sonradan oluşan ses kısıklığı
⦁ Boyunda tiroid nodülüne ek olarak lenf bezlerinde şişme, büyüme

İyi huylu nodül düşündüren bulgular
⦁ Ailede Hashimoto veya otoimmün tiroid hastalığı öyküsü
⦁ Ailede guatr öyküsü
⦁ Hipotiroidi veya hipertiroidi bulguları
⦁ Ağrılı nodül
⦁ Yumuşak kıvamda, hareket ettirebilen nodül
⦁ Tiroid antikorlarının pozitif olması (Otoimmün tiroid hastalığı)

BİZ KİMLERİ AMELİYAT EDİYORUZ?

⦁ Kanser(İİAB) veya kanser kuşkusu
⦁ Büyük nodüllerden oluşan guatr ve bu guatrın bası yapması(solunum ve ses problemi), estetik kusur oluşturması
⦁ Tedaviye dirençli hipertiroidi

Selim; Malignite olasılığı %1’den azdır. İzlem sırasında büyüme olursa İİAB tekrarlanır.
4 cm den büyük Cerrahi endikasyon

Önemi bilinmeyen folliküler lezyon;
(Önemi bilinmeyen atipi, atipik foliküler lezyon,hücresel foliküler lezyon)
Malignite olasılığı %5-10’ dur.
İİAB tekrarlanır ve nodüller radyolojik ve klinik olarak değerlendirilir.

Foliküler neoplazm; Malignite olasılığı %20-30’dur.Nodül çapı 3.5 cm’den büyük olduğunda malignite olasılığı artar.Lobektomi önerilir.Çoğunda kesin tanı cerrahi sonrası konur.

Malignite kuşkusu; Malignite olasılığı %50-75’dir .Cerrahi endikasyonudur.